Kitap Okuyabilmek, Kısa Videolar ve Beynimiz
14 Ağustos 2026
kitap okumayı bırakalı uzun süre oldu. yani herhalde en son ortaokulda oturup soluksuz bir kitap okuyabilmiştim. sonra yavaş yavaş bu alışkanlık bitti şimdi açıp en fazla birkaç sayfa okuyabiliyorum. roman okusan hikayenin ağırlığı bayıyor, bilgi kitapları yine belki biraz daha uzun süreli okuma sağlıyor ama onlar da devamlı değil, işle meslekle ilgili kitaplar artık tam fecaat yani zaten bütün gün maruz kalıyorum bir de kitabını mı okuyacam. neyse sonuç olarak bunun bir çok yan etkisini hissediyorum sürekli, örneğin yazı yazma yeteneğimizi yok etti bu durum.
Hatta kendimi ifade etme yeteneğim o kadar zayıfladı ki “bu” kelimesini kullanmaktan midem bulaniyor artık, ha keza yine “bu” yazılar boyunca da uzunca süre kullanmaya devam edeceğim sanırım çünkü kaybettiğim yeteneği geri kazananmam baya uzun sürecek gibi.
Bir de uzunca süredir sadece Twit atmak için yazı yazdığım için karakter sınırına sığdırarak yazma içgüdüm gelişti. onun için şuanda da yazmakta aşırı zorlandığımı ayrıca ifade etmem gerek.
Tabi tüm saydığım sorunlar temelde dikkat eksikliğine dayanıyor, hani şu herkesin muzdarip olduğu ADHD belki de. Bence çoğu kişi kendi kendine teşhis koyuyor ama belki de gerçekten öylelerdir.
Dikkat eksikliğini bazıları ekranlara bağlıyor bazıları sosyal medyaya. Benim fikrim ikisinin de bir payı olsa da aslan payını sosyal medyadan bile ziyade Reels denen kısa videolar çekiyor. hem kendimden hem çevremden gözlemlediğim bu meretler tam bir mindfuck aracı. bildiğin jöle yapıyor kafayı, Sosyal medyayı senelerdir kullanıyoruz ama tarihte reelsların yarattığı zararı hiçbir zaman vermemişti hiçbirisi. Beyinde ne kadar dopamin ödül seratonin cart curt ne varsa içinden geçiyor açıp bilimsel makale okuyabilirsiniz şimdi burda derse çevirmeyecem yazıyı. Aslında bir yandan da gerçekten verimli şeyler izlerseniz farklı fikirler görmenize bakmadığınız açılardan bakmanıza da yarayabiliyor ama götürdüğünün yanında bunun bir manası yok. Örneğin bu videolar beyninizi sikmiş olmasa oturup düşünebilceğiiniz bir fikir bi anda elinde mikrofon tutan bi tane dalyarağın size anlatmasıyla aklınıza gelebiliyor. O an faydalı bir şey izlediğini sanıp hoşlaşıyorsun, sonra kaydır 2 video aşağıda şempanzeler birbirine zıplıyor falan filan. getirdiğinden cok götürdüğü var yani bir de benim gibi körseniz gözleriniz iyice bozuluyor. Çok şikayet ettim farkındayım, çözüm izlememek basbaya işte. bekara karı boşamak kolay bi şekil bağımlı olmuşuz işte ne yapalım bırakacaz günün birinde.
neyse ez cümle bu blogu (ne kadar boomer bir kelime bu ya) beynimi ve düşünce yeteneğini geri kazanmak için başlatıyorum. hiçbir beğenilme beklentisi olmadığı gibi kendi düşüncelerim bile zamanla değişebilir keyfime göre yani.
gladius